Karar, bölgede uzun süredir tartışılan imar ayrıcalıkları ve kamu zararı iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Plan iptali kararının, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan dava sonucunda verildiği öğrenildi. Bodrum Belediyesi’nin plan değişikliği sürecinde idari yargıya başvurmadığı belirtilirken, bu durum kamuoyunda eleştirilere neden oldu.
Mahkeme kararında, plan değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu vurgulandı. Kararda özellikle kıyı alanlarına erişim için yeterli ulaşım düzeninin sağlanmaması, bazı yol kararlarının süreklilik göstermeyerek çıkmaz sokak niteliği taşıması ve kıyı kullanımında kamu yararının zedelenmesi gerekçe gösterildi.
Dosyada dikkat çeken bir diğer husus ise yapı ruhsatına ilişkin süreç oldu. Yapı ruhsatının, iptal edilen imar planı değişikliklerinden sonra verildiği belirtildi. Hukukçulara göre, plan değişikliğinin mahkeme kararıyla iptal edilmesiyle birlikte ruhsatın dayanağı da ortadan kalkmış oldu. Bu nedenle Bodrum Belediyesi’nin, söz konusu yapı ruhsatı hakkında iptal dahil gerekli idari işlemleri tesis etmesi gerektiği ifade ediliyor.
Öte yandan süreçte 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinin uygulanmadığına da dikkat çekildi. Söz konusu maddenin, yol, altyapı, kamusal alan ve düzenleme ortaklık payının oluşturulmasını düzenlediği, bu uygulamanın yapılmamasının kamu zararına yol açtığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Mahkeme kararının ardından gözler Bodrum Belediyesi’ne çevrilirken, belediyenin plan iptali sonrası yapı ruhsatına ilişkin nasıl bir işlem tesis edeceği merak konusu oldu.