Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan dava sonucunda, Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın 18 Eylül 2020 tarihinde onayladığı 1/50.000 ölçekli Aydın–Muğla Bütünleşik Kıyı Alanları Planı için yürütmeyi durdurma kararı verildi.
Mahkeme, planın hazırlanması sürecinde Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) raporunun hazırlanmadığını, ayrıca bilirkişi raporunda yer alan ciddi çevresel ve planlama eleştirilerinin yeterince açıklığa kavuşturulmadığını belirterek planın uygulanmasını hukuka aykırı buldu.
Bu karar, Muğla’nın kıyılarını ve doğal alanlarını doğrudan etkileyecek projelerin önüne geçmesi açısından büyük önem taşıyor.
Kıyılar Marina ve Rant Baskısından Korundu
Uzmanlara göre dava konusu plan; Yeni marina ve yat limanları,Dolgu alanları ve turizm yapılaşmaları, Kıyı bandında yoğun imar artışı, Doğal ve arkeolojik alanlara müdahale
gibi uygulamaların önünü açabilecek nitelikteydi.
Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararıyla birlikte, Muğla kıyılarının bilimsel ve çevresel değerlendirme yapılmadan planlanamayacağı açık biçimde ortaya konmuş oldu.
Çevre hukukçuları ve kent savunucuları, kararın yalnızca Muğla için değil Türkiye’deki tüm kıyı planlamaları açısından emsal niteliğinde olduğunu belirtiyor.
Yerel Yönetimlerin Çevre Mücadelesine Güçlü Destek
Karar, yerel yönetimlerin çevre ve kıyı alanlarını koruma yönündeki hukuki mücadelesinin önemini de bir kez daha ortaya koydu
Ahmet Aras yönetimindeki Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava, yerel yönetimlerin yalnızca hizmet üretmekle değil, aynı zamanda doğayı ve yaşam alanlarını savunmakla da sorumlu olduğunu gösteren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Belediye kaynakları, kıyıların ve doğal alanların bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda korunmasının temel hedefleri olduğunu vurgularken, mahkeme kararının bu yaklaşımı güçlendirdiğini ifade etti.
Siyasi ve Çevresel Değerlendirme
Bu karar, sadece teknik bir plan iptali değil;
Muğla kıyılarının marina, turizm ve emlak rantına açılmasına karşı hukuki ve toplumsal bir set anlamı taşıyor.
Son yıllarda özellikle turizm bölgelerinde kıyı alanlarının yoğun yapılaşma baskısı altında olduğu bilinirken, mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararı:
Bilimsel planlama yapılmadan kıyıların imara açılamayacağını
Stratejik çevresel değerlendirme olmadan mega projelerin ilerleyemeyeceğini
Yerel yönetimlerin çevre mücadelesinde belirleyici rol oynayabileceğini
net biçimde ortaya koydu.
Muğla kamuoyunda karar, “kıyıların korunması adına önemli bir hukuki kazanım” olarak değerlendirilirken, sürecin esastan iptal kararıyla sonuçlanması halinde kıyı planlamasında yeni bir dönemin başlayabileceği ifade ediliyor.
Sonuç : Muğla Kıyıları İçin Hukuki Zafer
Muğla’nın eşsiz kıyı şeridi, doğal koyları ve yaşam alanları açısından kritik öneme sahip olan plan hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararı, kentte çevre ve yaşam hakkı mücadelesi veren kesimler tarafından memnuniyetle karşılandı.
Yerel yönetimlerin, meslek odalarının ve kent savunucularının ortak görüşü ise net:
“Muğla kıyıları masa başında değil, bilim, hukuk ve kamu yararı temelinde planlanmalıdır.”
Mahkemenin bu kararı, Muğla’da doğa ve kıyı mücadelesinin hukuki zeminde güçlenerek devam edeceğinin en önemli göstergesi olarak yorumlanıyor.


