19 Ocak 2026 Pazartesi

Toprakları bir gecede kamulaştırılan Akbelen ve komşu köylüler Muğla'da buluştu

BHM
19.01.2026 21:33
Toprakları bir gecede kamulaştırılan Akbelen ve komşu köylüler Muğla'da buluştu
Akbelen ve çevre köylerden yurttaşlar, topraklarının Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle acele kamulaştırılmasına karşı Muğla'da bir araya geldi. Yapılan açıklamalarda kamulaştırmanın şirketler yararına bir gasp olduğu vurgulandı.

Akbelen ve çevre köylerden yurttaşlar, topraklarının bir gecede Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle acele kamulaştırılmasına karşı Muğla’da siyasi partiler, sendikalar, meslek odaları ve çevre örgütleriyle birlikte tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda, kamulaştırma kararının şirketler yararına bir gasp olduğu vurgulanırken, mücadeleden vazgeçilmeyeceği ifade edildi.

Köylüler, “Vazgeçmiyoruz. İşçisi, köylüsü, çiftçisi, esnafı, memuru, genci, kentlisi hep beraber Muğla’mıza sahip çıkacağız” mesajı verdi.

“Acele kamulaştırma Muğla’nın sonu olur”

Muğla Türkan Saylan Kültür Merkezinde düzenlenen buluşmaya emek ve meslek örgütleri, siyasi partiler ve çevre örgütleri katıldı. Toplantıda, yalnızca Milas’ın değil Bodrum’un ve tüm Muğla’nın geleceğini tehdit eden acele kamulaştırma kararının kabul edilmeyeceği belirtilerek, bu karara karşı mücadelenin büyütüleceği ifade edildi.

“Madene verecek toprağımız, köyümüz, suyumuz yok”

Akbelen ve çevre köylerin sesini duyurmak için bir araya gelindiği vurgulanan konuşmalarda, “Madene verecek toprağımız, köyümüz, suyumuz yok. Topraklarımızın elimizden alınmasına karşı direnişimizi büyüteceğiz” denildi.

Köylülerin konuşmalarının ardından meslek odaları, sendikalar, siyasi partiler, çevre örgütleri ve CHP Muğla milletvekilleri söz aldı.

Köylüler: Toprağımızı vermeyeceğiz

Karacahisar Köyü’nden Ayşe adlı yurttaş, dedelerinden kalan toprakları işlediklerini belirterek, “Kimse bizi topraklarımızdan çıkaramaz. Hep birlikte olalım, daha çok olalım” dedi.

İkizköy’den Aytaç Yakar ise yedi yıldır direndiklerini hatırlatarak, “Devlet mi ekmiş bu toprağı da elimizden alıyor? Şirketlerin babaları mı ter dökmüş? Atalarımızdan kalan toprağı vermeyeceğiz. Madene verecek toprağımız yok” diye konuştu. Yakar, Cumhurbaşkanına seslenerek, “Bizi rahat bırakın, topraklarımızı ve evimizi elimizden almayın” dedi.

“Halkın sahip çıktığı davalar kazanır”

Muğla Mimarlar Odası Başkanı Suat Selvi, açılacak davanın önemine dikkat çekerek, “Bu davayı kaybetmemeliyiz. Bu dava düşerse diğer davalarda umutsuzluk yaratır. Halkın sahip çıktığı davalar kazanır, biz destek veririz” dedi.

Eğitim Sen adına konuşan Yusuf Kömürcü, kentlerde mücadelenin uzun soluklu örgütlenmesi gerektiğini belirterek, maden şirketlerinin kamuoyu yaratmak için okullara yönelik faaliyetler yürüttüğünü söyledi.

KESK adına Nilüfer Enginsu da maden şirketlerinin talan politikalarına karşı mücadelenin birlikte büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Bu mücadele bir adalet arayışıdır”

Muğla Su İnisiyatifi adına konuşan Serdar Denktaş, yürütülen mücadelenin bir adalet arayışı olduğunu belirterek, termik santraller nedeniyle yıllardır toprakların, suların ve yaşam alanlarının yok edildiğini söyledi. Denktaş, kamulaştırmaya karşı açılacak davalarda Yargıtay’ın termik santrallerle ilgili kararlarının uygulanmasının talep edilmesi gerektiğini ifade etti.

Üniversite öğrencilerinden destek

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencileri adına konuşan Emre Vural ve Yağmur Balcı, toplantıyı izlemek ve sürece katkı sunmak için katıldıklarını belirtti. Öğrenciler, üniversitede Akbelen’e destek verecek bir öğrenci topluluğu kuracaklarını açıkladı.

Milas MUÇEP adına yapılan konuşmada ise suyun insan ve canlı yaşamı için hayati olduğu vurgulanarak, Milas ve Yatağan’da su kaynaklarının yok edildiğine dikkat çekildi

“Şirketler gidecek, geriye tahribat kalacak”

CHP Muğla Milletvekili Gamze Özcan, herkesin Muğla’nın geleceğini ilgilendiren bu konuda tutumunu açıkça ortaya koyması gerektiğini belirterek, “Muğla bir tarım ve kültür kentidir. Ormanların büyük bölümü maden şirketlerine ruhsatlı. Bugün Akbelen’de olanlar yarın Muğla’nın her köşesinde yaşanabilir. Şirketler bir gün gidecek, geriye tahrip edilmiş doğa ve emek kalacak” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici ise acele kamulaştırma kararının bir mülkiyet hakkı gaspı olduğunu vurgulayarak, “Bu sadece Akbelen’in değil, tüm Muğla’nın sorunu. Toprağı, zeytini, ormanı ve suyu yok eden bu saldırıya karşı birlikte hareket etmeliyiz” diye konuştu.

“Emek ve doğa sömürüsüne karşı birleşik mücadele”

Emek Partisi adına konuşan Döndü Taka Çınar, Akbelen’de yaşananların ülkedeki yağma ve talan politikalarının somut bir örneği olduğunu söyledi. Çınar, acele kamulaştırma kararlarıyla doğal varlıkların şirketlere peşkeş çekildiğini belirterek, “Bu mücadelenin başarısı, emek ve demokrasi güçlerinin, köylülerin ve ekoloji hareketinin birleşik mücadelesine bağlıdır” dedi.

DEM Parti adına yapılan konuşmada ise kamulaştırmanın Muğla, Bodrum ve Milas’ın yaşam alanlarını yok edeceği belirtilerek, onlarca köyün doğrudan etkileneceği uyarısı yapıldı.

CHP Muğla Çevre Komisyonu Başkanı Remzi Demirkol da Muğla’nın her yerindeki çevre tahribatına karşı birlikte ve sürekli bir direniş hattı örüleceğini ifade etti.

Kaynak: Evrensel 

Son Haberler

©2016 - BHM | BODRUM HABER MERKEZİ info@bodrumhabermerkezi.com