31 Mayıs 2024 Cuma

Ağaoğlu kaybetti Bargilya antik kenti ve flamingolar kazandı

BHM
12.01.2023 10:38
Ağaoğlu kaybetti Bargilya antik kenti ve flamingolar kazandı
Ali Ağaoğlu’nun sahibi olduğu Akdeniz İnşaat'ın Bodrum ile Milas arasında bulunan Mandalya Körfezi’nin kıyısında koruma altındaki birinci derecede doğal ve arkeolojik SİT alanına inşa etmeyi planladığı 30 bin kişilik turizm kenti projesi için hazırlanan ÇED raporunun yürütmesi durduruldu.

Körfezin kıyısında bulunan yaklaşık 9 milyon 700 bin metrekare alana yaklaşık 4,5 milyon metrekarelik inşaat yapılmasını sağlayacak proje için ÇED raporunun onaylanması sonrası sivil toplum örgütleri projeyi yargıya taşıdı.

Muğla Çevre ve Ekoloji Politikaları Derneği’nin açmış olduğu dava Muğla 2. İdare Mahkemesinde görüldü. Mahkeme heyeti, projenin, uygulanması halinde telâfisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanun'un 27'nci maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

İlk bilirkişi heyetinin yanıltıcı bilgiler verdiğini tespit eden mahkeme verdiği kararda "Proje alanı içerisinde yer alan I. Derece Arkeolojik SİT Alanlarının tescil fişlerinde nekropol alanı olarak tescil edildiği ve SİT alanlarının ayrı ayrı Cindya Antik Kenti ile ilişkili olarak değerlendirildiği, buna karşın nekropol alanlarının aralarında 150-160 m mesafe olduğu, iki nekropol alanında batıya bakan yamaca konumlandığı, bu durumun alanların farklı nekropoller değil aynı nekropolün parçaları olduğunu kanıtladığı, aynı zamanda tescil fişlerinde nekropol alanlarının Cindya Antik Kenti ile ilişkilendirilmeye çalışılmasına rağmen Cindya Antik Kentinin nekropol alanına 4 kilometre mesafede olmasının bu görüşü çürüttüğü, bu nekropolün tescil fişlerinde yer verildiği üzere Bargylia antik kentine baktığı ve kente 400 m mesafede olduğu, aralarında bulunan boğazın iki yakasından nekropolün kente baktığı, antik kentlerin ve nekropol alanlarının değerlendirilmesinin bir bütün olarak yapılması gerektiğini" belirtti.

ÇED raporundaki taahhütlerin bu incelemeden sonra revize edilmesi gerektiği vurgulanan kararda "Ortaya çıkabilecek yeni veriler ışında sit derecelerinin değişebileceği gibi tescilsiz olarak bırakılan bazı alanların sit statüsü kazanabileceği dikkate alındığında bu hususları barındırmayan Nihai ÇED Raporunun eksiklikler barındırdığı, yine kullanma suyu ihtiyacının deniz suyunun arıtılması suretiyle elde edileceği görülmekle ters osmoz sonucunda oluşan yoğun tuzlu su konsantrasyonu ile membranların kimyasal yıkanması kaynaklı oluşan atığın nasıl bertaraf edileceği ve hangi noktadan alıcı ortama verileceğinin belirtilmediği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir" ifadelerine yer verildi.

PROJE İÇİNDE YER ALAN BİR BAŞKA ALANIN RUHSATINDAN FİRMA VAZGEÇTİ

Bu gelişmeler yaşanırken firmanın iki hafta önce belediyeye başvurarak proje içindeki daha küçük bir parseldeki ruhsat başvurusunu geri çektiği öğrenildi. Projede konut alanı olarak belirlenen 25.708,70 metrekare büyüklüğündeki 6501 numaralı parsel için verilen inşaat ruhsatı da iptal edildi. Alınan bilgilere göre, firmanın Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne başvurusu sonrası Milas Belediyesi ruhsat iptali kararı verdi. Ağaoğlu firmasının projeye o etapta başlamak istemediği ve planlarının değişmesi üzerine böyle bir karar aldığı öğrenildi.

PROJE NELERİ KAPSIYOR?

Proje ile 9 milyon 700 bin metrekare büyüklüğündeki bir alanın 4 milyon 454 bin 395 metrekaresi yapılaşmaya açılıyor. 25 ayrı bölümden oluşan 3 bin 683 konut, 230 odalı golf oteli, 505 odalı SPA oteli, 255 odalı apart ve 510 odalı bir grand oteli kapsayan projede ayrıca altı adet günübirlik tesis, bir adet golf sahası, altı adet ticaret merkezi, otoparklar, yüzme havuzları, su oyunları alanları, AVM, spor salonları, okul ve sağlık birimleri gibi onlarca bina ve tesis inşa edilecek. Ayrıca projede 8 yapay göl de bulunuyor. Burada en az 16 bin kişinin yaşaması planlanıyor.

197 KUŞ TÜRÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Projeye Bodrum ve Milas kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı. Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) konuyu yargıya taşımış ve mahkemeye sunduğu raporunda, “ÇED olumlu kararının yerinde olmadığı” konusunda görüş bildirmişti.

MUÇEP'in 21 Mart 2022'de, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat'ın bu bölgeye inşaat ruhsatı vermesi üzerine yaptığı basın açıklaması: 


Bargilya Tuzla Sulak Alanı hakkında yapacağımız bir açıklamayı kuşların, tuzcul çayırların, lagünün yanı başında değil de Milas Belediyesi önünde yapmak zorunda kaldığımız için üzgünüz. 

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki biz, Muğla Çevre Platformu, işleyiş metnimiz itibariyle “doğal varlıkların haklarının, biyolojik çeşitliliğin, ortak yaşam alanlarının korunması amacıyla, taraf olunan yerel, ulusal ve uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesinin sağlanması” önceliğinde bir araya gelmiş; bunun kültürel, toplumsal ve ekonomik yansımalarını ve etkilerini de dikkate alıp, gözeten bir sivil toplum örgütü olarak, hem kendi şehrimizin her köşesinde hem ulusal ölçekte uğraş vermekteyiz. 

Biz binlerce yıllık tarihe dayanan ekolojik ve kültürel bağların hepimizin yaşamı açısından önemini kavramış bireyler olarak, şimdi burada Milas’ta, Milas sınırları içinde olmakla beraber, ne sadece Milas’a ait olan ne de kaderi sadece halihazırdaki kamu yöneticilerine teslim edilebilecek bir alanın önemini yeniden hatırlatmak ve bu alanın ölüm fermanı niteliğindeki projeye geçiş izni verenlere karşı sözümüzü söylemek üzere buradayız. 

Bu bağlamda, ne demiştik ve ne soruyoruz:

  • Bargilya Tuzla Sulak Alanı bir lagün ekosistemi ve hayatta kalması çevresindeki su toplama havzalarının korunmasına bağlı. Sizce lagünü besleyen su toplama havzasına, sulak alanın tampon bölgesine bir “turizm kenti” yapmak ile sulak alan korunabilir mi? Sulak alan sadece su yüzeyinden, göl aynasından mı ibarettir?
  • Bargilya Sulak Alanı, Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan ve Kesin Korunacak Hassas Alan olarak en üst seviyede koruma statülerine sahip. Yetkililer için tercüme etmek gerekirse, deniyor ki, “buraya zarar verebilecek herhangi bir işleme izin verme. Yaşat. Koru.” 26 Haziran 2021’deki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile “kesin korunacak hassas alan” ilanından sonra, Bargilya Sulak Alani için “koruma amaçlı imar planı” hazırlanmış mıdır? Bu yönde bir çalışma var mıdır?
  • Son 25 yılda Sulak Alani da içeren bölgede  13 kez üst ölçekli plan değişikliği ve 14 kez tarihi ve doğal koruma statüleri revize edilmişken, 90’lardan kalmış bir plan, olduğu gibi bugün geçerli olabilir mi?
  • Türkiye’nin de imzacısı ve tarafı olduğu, Anayasa’nın 90. maddesi itibariyle kanun hükmünde olan ve bu alanı da doğrudan ilgilendiren Ramsar, Bern, Barcelona, Biyoçeşitlilik sözleşmeleri sizin için bir şey ifade etmiyor mu? Bulunduğunuz mevki ve yüklendiğiniz sorumluluklar itibariyle sizi ilgilendiren sadece “imar kanunu” mudur? Çevre Kanunu, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği gibi hukuki normlar önceliğiniz değil midir?

Buradan bağlayarak, şunu soralım, siz hiç Milas Belediyesi’nden bu sulak alanın korunması, tanıtılması, yaşatılması hakkında, tamamen kendi çabaları ve girişimleri olan bir etkinlik, proje, plan duydunuz mu? Bargilya ve Kindye antik kentleriyle beraber tarihi 3500 yıl geriye giden bu alanın uluslararası tanıtımı, dolayısıyla bölge halkına ekonomik destek açısından bir çalışmaları var mı? 

Fakat öbür yandan, bu alanın tüm değerleri ile ölüm fermanı olan, Net Holding-Ağaoğlu ortaklığında yapılmak istenen devasa “turizm kenti” projesine nasıl yaklaştıklarını, nasıl yeşil ışık yaktıklarını hepimiz duyduk değil mi? Projenin ÇED olumlu kararına karşı açılmış iki dava varken, 11 bilirkişi “ÇED olumlu kararı uygun değildir.” diye rapor vermişken, şimdi projeye nasıl ruhsat vermek zorunda kaldıklarını anlatacaklar. Ruhsat vermek zorunda kalmaları ama korumak zorunda kalmamaları çok ilginç değil mi?

Biz size faunası, florası, arkeolojik önemi, kültürel ve toplumsal bağları daha nice çok kıymetli hususu uzun uzun anlatabiliriz. Lakin şu sorunun altını çizerek bitireceğiz, bizlere, ruhsat vermek zorunda kaldıklarını anlatma çabasına girdikleri kadar, “onlara” korumak zorunda olduklarını ifade edebilselerdi… Ne dersiniz? Bununla da kalmıyor Sayın Muhammet Tokat…Milas’taki turizm potansiyelinin hayata geçirilmesi noktasında bu yıkım projesine karşı durulmaması gerektiğini söylüyor.  Sözün bittiği yer…

Muğla Çevre Platformu – 21.03.2022

Son Haberler

©2016 - BHM | BODRUM HABER MERKEZİ info@bodrumhabermerkezi.com